İnsan Faktörü Nedir, Ne Olabilir?

Facebooktwittermail

İnsan Faktörü (ya da İnsanın Durumu) olarak tabir edilen kavram son yıllarda gitgide ön plana geliyor. Günümüzde genelde hayati kaza ihtimali taşıyan sektörlerde daha çok pratik anlam taşıyor. Mesela araba kullanırken cep telefonuyla konuşmak buna güzel bir örnek. Böyle bir örnek insanların dikkatine sunulurken insanın doğal ve değişmeyen yetilerinin neler olduğunu araştırmak gerekiyor. Bir başka örneği de yazılım sektöründen verelim. Mesela ekran tasarımı yaparken kullanıcının dikkat kapasitesinden veya göz hareketlerinin doğasından yola çıkabiliriz. İşte bu şekilde, genelde bir hizmet veya ürün sunan bir insan veya kurumun kullanıcıların insan olduğu gerçeğinden bilimsel olarak yola çıktığı durumlar insan faktörü etiketini alıyor günümüz dünyasında. Acaba bu konu daha geniş bir bakış açısından ele alınsaydı neye benzeyecekti? Bu yazının amacı bir keşif başlatmak. Bunun için de çoğunlukla sorulardan yararlanacağız.

Yukarıdaki örneklerde bahsi geçen veya ancak ima edilip de neredeyse ortalıkta görünmeyen bir taraf var. Mesela yazılım örneğinde, insan faktörü çerçevesi sadece yazılımı kullananları hedeflemekte. Yazılımı gerçekleştiren tarafın da insan olduğu konusu tamamen devre dışı bırakılmış. Acaba dünyanın en karmaşık süreçlerinden birisi olan yazılım geliştirme sürecinin içerisindeki insana daha geniş baksaydık neler görecektik? Mesela son yıllarda gitgide artan agile (kıvrak) yöntemler bu bakışın bir ürünü olabilir mi?

BizOluş çerçevesinde bazı yazılarda işyerinde mutluluk konusunu inceledik. Acaba yazılımda veya başka bir işkolunda mutlu olan birisi ile olmayan birisinin hata oranları farklı mıdır? Bu konuyu insan faktörü çerçevesine almamamız için bir sebep var mıdır?

Toplantılardan bir örnek daha vermek istiyorum. Acaba hangi saatlerde yapılan toplantılar daha verimli oluyor bir fikrimiz var mı? Bir başka örnek: Açken ya da değilken aldığımız kararlar (mesela satın alma kararlarımız) nasıl değişkenlik gösteriyor? Eğer kendimizi yönettiğimiz bir sistem varsa bunları gündem maddesi haline getirebiliyor muyuz? Sabahları aç karnına işe başlamak ile kahvaltı etmek arasında nasıl bir fark oluyor? Uykunun nasıl çalıştığını biliyor muyuz? Kısa süreli kestirmek evrensel bir durum mudur?

Zihnimizin ne gibi yanlılıkları (cognitive biases) var, bunları bilip kendimizi ona göre kalibre ediyor muyuz? Mesela projeksiyon eğilimimizin çoğu insanın bizim gibi olduğunu düşünmemize sebep verdiğini bilsek o zaman belki de karşıt bir fikir duyduğumuzda daha sakin olabiliriz. Mesela yazılım geliştiren veya risk yönetimi ile ilgili işler yapanları ilgilendirebilecek başka bir örnek: Sıfır-risk eğilimi (zero-risk bias) denen daha büyük bir riski azaltmaktansa küçük bir riski sıfırlamaya çalışma durumu.

Artık insan faktörünü daha geniş bir çerçevede konuşabilmek istiyoruz. Yukarıda sorulardan acaba hangisi sizi en çok düşünceye sevketti? Ekleyecek başka neler olabilir? Belki çerçeveyi daha işe yarar ve mutluluğumuza etki edecek hale getirebiliriz.

 

Facebooktwitter

Leave a comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *