1 ve 1 ‘in Potansiyelleri[1]: AN Travmasını Aşmak – Farkı Farkedelim

Facebooktwittermail

Rahmetli Aziz Nesin’in (AN) bir tespitinden ilham aldım. Buyurdu ki bir zamanlar “Türk milletinin yarısı aptaldır”. Bunun yıkıcı bir tespit olduğunu gördüm. Belki rahmetlinin yılların verdiği bıkkınlıkla aşk ettiği veya egosunu parlatma ihtiyacı hissettiği bir ana denk gelmiştir. Eli kalem tutan insanların böyle bir lüksü olamaz. Hele günümüzde hepimiz yazıp en az on beş dakikalık ün anları yaşarken birbirimizi zehirlemeye hakkımız yok.

Basit gidelim ki anlaşılsın. Bütün parçalardan oluşur. İki parçalı bir bütün düşünelim. Araya bir işlem koyalım ve hesap edelim. İşte bu yazıda araya konan işlemin fark işlemi yani çıkarma olduğu durum söz konusu. Bazen bütün parçaların farkıdır. Bazense farkından bile az olabilir. Eğer bölücü zihinle gidersek %50 meselesinin nereye varacağını kısaca senaryolaştırmak istiyorum. Matematik ve istatistik kullanıcam, söz 🙂

1 – 1 = 0. Eksi işlemi, yani fark, savaşa denk gelir. Bütüne farktan giden parçalar birbirlerini yemeye başlarlar. Yukarıdaki sonuç yani 0 topyekün savaşınkidir. Abartmayalım, mesela yarım gönüllü olsun savaş. İstatistiksel olana saygıdan yola çıkarak iki taraftan da yarımşar hisse kaybedelim. Başta iki tane 1 vardı, şimdi iki tane 0,5 kaldı ancak hala değişen bir şey olmadı. Yani hala yarımız salak ama zayiat oluştu. Saksağanın kuyruğu suya değdi miydi değmedi miydi kavgasına benzedi.

Bir başka örnek de kişiliği anlatsın. Mesela akıllı olan 1 yine ikiye bölünsün, yani 0,5 Atatürkçü olsun ancak laf dışında hiçbir katkıda bulunmasın. Diğer 0,5 ise Atatürk’ü hazmedemesin ancak yine de aptal olanların 1 ‘ine tepki başka bir şey arasın dursun. Baştaki “yarısı” kültürü yine hakim ise ve her bir yarıyı daha da kendi yarımlarına bölmeye devam ediyorsa bu durumun sebebi ne olabilir ki? Aklıma gelen şu ne yazık ki: Kendi aklını kullanamazsa bir grup insan sürekli tam ortadan bölünmeye devam edecektir. Bu bölünmeler hep yarımşar olacak ve hep ham kültürle beslenen savaş, yani fark işlemi neticesinde birbirini yiyip duracaktır. Eee, nerede kaldı başta yarısı “akıllı” olarak etiketlenmiş 1 ‘in aklının kendine faydası. Hala bölünmeye ve savaşa devam.

Artık sadede geleyim. Bu abuk sabuk olaylar yaşadığımız günlerde toplama fayda katmayacak ve bölünmeden başka işe yaramayacak paylaşımlar yapmayalım. Fark işlemi yıkıcıdır. Eğer bir fark yaratacaksak önce kendimizde yaratalım. Ekip işinden önce birey işi gelir ve bu çok ağır iştir. Bunu yaşamadan içimizdeki yarımşarların savaşını dışımızda görmeye çalışmayalım. Herkes önce kendi kapısının önünü süpürsün ve kimse kimseyi zehirlemesin. Dış dünyadaki her bir meselenin iç dünyamızdaki karşılığına bakalım. Fark üretmeyelim. Ortak paydalara ve insan oluşumuza hitap eden, çoğaltan paylaşımlarda bulunalım. Belki de artık sanal hayatın kendi kısır döngüsünü anlamamız ve sokağa çıkmamız gerekiyor. Farklılıklara rağmen birbirimize selam vermeye başlasak hiç fena olmayacak. En son ne zaman canlı bir insanı laykladınız? Dost acı söyler…

Facebooktwitter

Leave a comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *