Aşk Mahrumlarının “Biz”i

Ömrüm bu benim. Bütün hikayem.

Hikaye olmasın derim de hikayesiz de olmaz. Birbirine yapışan aşk nahrumlarının hikayesinin hikayesi bu. Psikolojik benlikleri oluşmamış iki yaralının vantuz misali tutunması. Birinin hiç memnun edilemez öbürünün de ben seni gözetirim tavrı. Karşılığı hiç gelmeyecek bir aşka tutulmak. Yaraların işaret edilişinden bihaber kul bilinci sınırlarında çürüyen ömürler 🙁

Kim bunlar. Hepimiziz. Bütün Türkiye’miz bundan muzdarip. Bütün şarkılar bunu söylüyor. Alın bu videoya bir de bu gözle bakın. Bütün meşkler bundan çıkıyor. Yüzler her şeyi nasıl da anlatıyor. Rahatça ağlayamayan bir erkek şiir okuyor ve meramını ümitsiz bir şiirle anlatıyor:

“şimdi kendimi seni kaybetmeye hazırlıyorum, kolay olur inan bana. kendimden bile kaçtığım yerlerde arıyorum seni. bu yüzden adımlarım hep ölüme ekleniyor. haritada kendine bi yer bulamıyorsun,çünkü senin sığabileceğin tek yer benim kalbim, çünkü bu ağırlığı benden başka kimse taşıyamaz. kurşun kalemle karaladığım yüzünü görünce kafayı yiyorum,yetim kalıyor aşkım. elveda diyorsun,eyvallah diyorum.. 🍂

Şarkı da aynı şeyi söylüyor. Kavuşulamayan sevgilinin ayaklarının altında kum gibi olma hayali. Boşlukta yaşayan insanların bu dünyadan olmayış hissi.

Neden olur bunlar hep merak ettim. Kaç defa yaşadım da neden sonra aydım. Çok şükür şimdi hepimize bir başka ağlayabiliyorum. Bir tarafı zalim bir tarafı masum yapmadan 🙁

Kul bilincimizle psikoloji diye bir bilim yarattık. Daha küçücük bir çocuk bu. Büyüyecek yürüyecek. Yakın zamanda çok büyük bir gerçek tanı kitaplarına girebildi. Bazen zalim çözümler sunsa da bu insanlık evladı yine de bize hizmet ediyor. Ross Rosenberg üstadın videosuna alt yazı yazdım. Bakın bu çağ anlayışıyla bunlar neden oluyor.

Derya deniz bir konu bu. Açtım bakalım nereye kadar? Rabbim bana nasıl da acıdı gösterdi her şeyi hayret ediyorum. Şifa veren herkese yaralarımı deştikleri için teşekkür ediyorum. Paylaşımlarımı genelde yüz yüze görüşmelerle yapıyorum. Yılların yaraları aylar mertebesinde ortaya çıkıyor. Şifa iyileşme arzusu taşıyıp yapışmadan ilerleyebilenlere çabucak gelebiliyor. Allah razı olsun hepimizden.

 

“Aşk Mahrumlarının “Biz”i” için 2 yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir